Federer ya da Serena ile oynamak isterdim

Sharapova yorgunluk kurbanı!
19 Ekim 2017
Wozniacki rahat kazandı!
26 Ekim 2017

Federer ya da Serena ile oynamak isterdim

Tenis ile yaklaşık 30 yıl süren ilişkisini sonlandırmasa da gönlünü golfe kaptıran Türk sporunun önemli figürlerinden Nihat Özdemir, “Türkiye’de birlikte korta çıkmadığım ve yenemediğim kimse kalmadı” dedi. Ciddi bir rakipten teklif gelmesi halinde yeniden raketi eline alabileceğini aktaran Özdemir, “Federer ya da Serena ile oynamak isterdim” ifadesini kullandı.

Türkiye’nin iş dünyasından (Limak Holding Yönetim Kurulu Başkanı), Fenerbahçe’den (eski ikinci başkan) ya da Futbol Federasyonu’ndan (başkan vekili) tanıdığı Nihat Özdemir, aslında tam bir tenis aşığı… 30 yıla yakın kendi kategorisinde ‘üst düzey’ tenis oynadıktan sonra golfe ‘yatay geçiş’ yapan Özdemir, Türk tenisinin buluşma noktası Kort dergisine uzun süre konuşulacak açıklamalarda bulundu…

20 yıla yakın süredir tanıdığı, Ankara ve İstanbul’da birçok kez birlikte korta çıktığı yazarımız Engin Kratzer ile Tenis Eskrim Dağcılık Spor Külübü’nde (TED) bir araya gelen Özdemir, kendisine yöneltilen soruları da içtenlikle yanıtladı. İstanbul Challenger sırasında QNB Finansbank Yönetim Kurulu Başkanı Ömer Aras ile Yapı Kredi CEO’su Faik Açıkalın’ı karşı karşıya getiren ve geliri genç tenisçilere aktarılan özel maçın hava atışını yapan Özdemir, daha sonra TED Limak Enerji Kortu’nda Kratzer’in konuğu oldu. Son derece samimi bir atmosferde geçen buluşmaya yönelik Kratzer’in kaleminden dökülen ayrıntılar ise şöyle…

ENGİN KRATZER (EK): Otuz yıla yakın süredir tenisin içindesin. Bu süreçte oynamakla yetinmedin, tenise çok önemli katkıların oldu. Hâlâ da devam ediyor. Şimdi ise golf oynamaya başladın… Nereden çıktı bu golf?

NİHAT ÖZDEMİR (NÖ): Aslında en çok yaptığım spor 42-43 yaşında başladığım tenistir. Tenisin bendeki yeri ayrıdır. Haftada iki veya üç defa oynamaya çalışırım. ABD’de Houston’da evimizin hemen önünde golf sahası vardı. Bir gün oraya gidip golf oynamak istediğimi söyledim ve annesi Kaliforniyalı, babası Filipinli bir hocadan eğitim almaya başladım. Türkiye’ye döndüğümde de devam ettim. Ama asıl nedeni Houston’daki evimin önünde bulunan golf sahasıdır.

Aslında daha önce haftada iki-üç kez tenis oynar, turnuvalara katılırdım. Golfe olan merakım yedi sene önce başladı. Ekipmanlarını almıştım ama bir türlü başlayamamıştım. Bir buçuk yıl önce oynamaya başladım ve devam ediyorum. Golfe başladıktan sonra Bodrum, Ankara ve Kemer Golf kulüplerine üye oldum. Antalya’da çok güzel golf sahaları var. Antalya’daysam mutlaka golf için kendime zaman ayırıyorum. Bazen sırf golf oynamak için hafta sonları Antalya’ya gidiyorum.

TURİZME VE GOLFE YATIRIM ARTACAKTIR

İlk olarak teklerde sonra da çiftlerde oynamaya başladım. Elimden geldiği müddetçe de turnuvalara katılmaya çalışıyorum. İyi bir ortak bularak double turnuvalarına da katılıyorum. Benim bir prensibim var; her sabah ortalama 1.5 saat yürürüm. Dünyanın neresinde olursam olayım bu alışkanlığımdan vazgeçmem. Golf de yürüyüşle çok özdeşleşen bir spor. Ayrıca golf her yaşta yapılabilecek sosyal bir spor. O nedenle bundan sonra benim hayatımda her zaman çok önemli olacak. Artık seyahatlerimde de golf sahaları olan yerleri seçeceğim.

Hepimizin bildiği gibi Türkiye’de turizm geçmişi çok eskilere dayanmıyor. 15 – 20 yıllık bir geçmişi var. Kimse 15 – 20 yıl öncesine kadar Türkiye’de turizm olduğunu söyleyemez.

Bu, rahmetli Turgut Özal’la başladı ve artarak da devam ediyor. Kaliteli yatak sayımız artıyor. Antalya bu işin amiral gemisi oldu. Bu bütün Anadolu’ya yayılmaya başladı. Antalya’da da gördük ki hepimiz turizmin yanında spor olarak da futbol ve golf büyük önem kazandı. Oldukça ciddi golf turnuvaları yapıldı. Yıldırım Demirören Kemer Golf Kulübü’nü satın aldı, arkasından Fikret Öztürk turizme yöneldi ve Regnum’u yaptı. Bunlar önemli gelişmeler. Tahmin ediyorum ki önümüzdeki yıllarda turizme ve golfe olan yatırımlar daha da artacaktır.

BİRAZ SABIR GÖSTEREN TENİSTEN KOPAMAZ

EK: Türkiye’nin en eski uluslararası tenis turnuvası olan TED Open’da (İstanbul Challenger) gösteri maçının başlama kurasını yaptın ve karşılaşmayı izledin. Tenis ile golfün senin açından farklılıkları neler?

NÖ: Tenis, insanın rekabet ve mücadele duygusunu tatmin ederken bir yandan fiziksel olarak da güçlendiriyor. Tenis oynayanlar yeterli sabrı gösterirse o spor yaşamlarının vazgeçilmez bir parçası haline gelir. Ancak tenis eğlenceli olduğu kadar yüksek kondisyon gerektiren ve vücuda aşırı yüklenen bir spordur. İki sporun swing hareketleri birbirine benziyor aslında. Teniste iyi bir stil oturtmuşsanız golfü de iyi oynarsınız. Teniste hızlı olmak adına hep topu düşünerek vuramayabilirsiniz. Bazen topa yetişmek, koşmak, refleksif oynamak gerekiyor. Golfte ise her vuruştan önce havayı, sahanın durumunu, bulunduğun yeri, rüzgârı hesaba katarak topa vurmak gerekiyor.

En önemli farklılık oyunun oynandığı alan. Tenis bir dönümlük arazide koşarak oynanırken, golf 650-700 dönümlük arazide gerek yürüyerek, gerekse gezerek çimlerin üzerinde oynanıyor. Tenis tek bir ya da iki raketle oynanırken, golfte 14 adet sopaya ihtiyaç var. Ben sabahları zaten yürüyüş yapıyordum. Golfe başladıktan sonra bunu daha eğlenceli hale getirdim. Çünkü golf oynarken buggy kullanmıyorum.

TÜRKİYE’DE YENMEDİĞİM ADAM KALMADI!

EK: Teniste iddialı maçları severdin. Bugün yine iddialı bir çift maçı teklif etseler raketi alıp korta çıkar mısın?

NÖ: Türkiye’de oynamadığım kimse kalmadı diyebilirim. Gazeteciler, siyasetçiler, akademisyenler, sanatçılar kim varsa… Birisi davet etsin, mutlaka oynamaya çalışırım. Yenemediğim adam kalmamıştır. Ne yapar eder, yenmeye çalışırım. Rahat edemem çünkü. Kafama takılır. Genel olarak iddialı biriyim ve her yaptığım iş gibi sporu da çok ciddiye alıyorum. Öyle bir maç teklifi gelse bugün yine korta çıkarım.

EK: Karşı takımda kimin olmasını isterdin?

NÖ: Türkiye’deki herkesle oynadım. Yurt dışından Serena (Williams) veya Federer (Roger) ile yan yana oynamak isterdim. Bunun benzerini golfte yaşıyorsunuz. Golf oynarken dünya çapındaki profesyonel golfçüler ile yan yana aynı parkurda topa vuruyorsunuz.

ARAYI KAPATACAĞIMIZA YÜREKTEN İNANIYORUM

EK: Nasıl bir duygu bu?

NÖ: Harika bir deneyim gerçekten. Golfe başlamış olmaktan çok memnunum. Sağlıklı bir spor olduğuna inanıyorum. Ayrıca golf oynamanın yaşının olmaması önemli bir artı. Bütün insanlara fırsat bulurlarsa golfe başlamalarını tavsiye ediyorum. Ben birçok arkadaşıma golfün reklamını yapıyorum. Başlatmaya çalışıyorum. Golf iyi fakat Türkiye’de geç kalınmış bir spor. Dünyanın her yerinde fazlasıyla golf sahası var. Bizde yeni yeni gelişiyor. Ama Türk yatırımcılar olarak bu arayı çabuk kapatacağımıza inanıyorum.

EK: Çok iyi bir tenis izleyicisi olduğunu biliyorum. En beğendiğin erkek ve kadın tenisçiler kimler?

NÖ: Serena Williams ve Roger Federer.

TÜRK TENİSİ ÇIKIŞ YAKALADI

EK: TED Kulübü hakkındaki düşüncelerin…

NÖ: İstanbul’da sporun kurumsallaşması açısından TED’in çok büyük bir işlev üstlendiğine inanıyorum. Birçok sporcu bu kulüpten yetişti. Bundan sonra da ülkeye önemli sporcular yetiştirmeye devam edecektir.

EK: Son olarak Türk tenisinin bugünkü durumunu nasıl değerlendiriyorsun?

NÖ: Türk tenisi son yıllarda önemli başarılar yakaladı. ABD Açık’ta 4 sporcumuzla elemelere katıldık. Dünyanın en tecrübeli raketleriyle mücadele ettik. Türk tenisinin her gün daha yukarı çıktığını görüyoruz. Hem turnuvalara katılım sayımızı hem de elde ettiğimiz dereceleri geliştirmeliyiz. Sadece bugünü düşünmeyip geleceğe de yatırım yapmaya devam etmeliyiz. Milli sporcularımızın geçen sezon uluslararası alanda sergilediği performans bizleri mutlu etti. Geçen sene Türk tenisi adına ilklere sahne oldu. Çağla Büyükakçay, Fransa Açık’ta ana tabloya yükselerek Türk tenisi adına bir ilki gerçekleştirmişti. Kazanılan bu başarılar bizi daha çok motive etmeli. Adım adım ilerleyip önemli başarılar kazanacağımıza inanıyorum.

Comments are closed.

Free WordPress Themes, Free Android Games